Özel Güvenlik Şirketleri Çalışanlarının Yetkisinin Bulunmadığı Durumlar

Özel Güvenlik Görevlilerinin Yetkisi Dışında Kalan Haller

özel güvenlik şirketleri çalışanlarının yetkisi olmayan durumlar

Özel Güvenlik Görevlilerine Ait Olmayan Yetkiler

Özel güvenlik görevliler 5188 Sayılı Kanunda kendilerine verilen tüm yetkileri kullanma hakkına sahiptir. (Özel güvenlik görevlilerinin yetki ve sorumlulukları hakkında yazdığımız makalemize ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.) Ancak sıklıkla karşılaşılan durumlardan biri özel güvenlik personellerinin genel kolluğa ait yetkileri kullanabileceği algısı ile hareket edilmesidir. Özel güvenlik şirketleri çalışanlarının genel kolluğun yetki ve sorumluluklarına giren alanlarda yetki kullanması bir takım yasal işlemlere sebep olmaktadır. Bu kapsamda özel güvenlik görevlilerinin yetki alanı dışına çıkan konular aşağıda ele alınmıştır.

Özel Güvenliğin Gözaltına Alma Yetkisi

Gözaltına alma işlemi, herhangi bir suç sebebi ile yakalanan failin hakkında uygulanacak işlemler için yargı önüne çıkana kadar geçen süre zarfında kanunda belirtilen süreye bağlı kalarak alıkonulmasıdır. Bu yetki genel kolluk kuvvetlerinin ve Cumhuriyet Savcısı talebi ile adli kolluk görevinde hizmet veren diğer kolluk görevlilerinin yerine getirebileceği bir yetkidir. Özel güvenlik görevlilerinin ise gözaltına alma yetkisi bulunmamaktadır. Özel güvenlik şirketleri bünyesinde çalışan güvenlik görevlilerinin gözaltına alma yetkisi bulunmamaktadır, bu kapsamda görevliler yalnızca faili yakalama yetkisine sahiptir. Yakalama yetkisini kullanan özel güvenlik görevlilerinin de derhal kolluk kuvvetleri ile iletişime geçmesi ve süreci devretmesi zorunlu bir işlemdir.

Özel Güvenlik Görevlilerinin Elle Üst Arama Yetkisi

Özel güvenlik hizmetlerine dair 5188 Sayılı Kanun özel güvenliğin yetki ve sorumluluklarını açıkça ifade ederken, özel güvenliğin elle arama yetkisine değinmemiştir. Ancak Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğe göre, özel güvenlik şirketleri çalışanlarının yalnızca belirli durumlarda ve genel kolluk kuvvetlerinin gözetiminde elle arama yapması serbest bırakılmıştır. Aynı zamanda bu serbestlik ilkesi 6222 Sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanuna dayandırılmıştır. İlgili Kanun kapsamında, özel güvenlik şirketleri çalışanları spor salonlarının çevresinde, stadyum ve spor salonu girişlerinde, turnike girişlerinde, müsabakalarda hakim kararı (gecikmesi halinde mülki idari amirin yazılı izni ile) ile genel kolluk denetiminde üst araması yapabilmektedir.

Genel kolluğun olmadığı noktalarda dedektör veya X-Ray cihazıyla arama yetkisi olan özel güvenlik görevlileri, cihazın alarm vermesi durumunda el ile arama yetkisine sahip değildir. Bu kapsamda özel güvenlik çalışanının ilgili genel kolluk birimine haber vermesi ve üst araması konusunda destek alması gerekmektedir.

Özel Güvenliğin El Koyma Yetkisi

“Suçun veya tehlikelerin önlenmesi amacıyla veya suçun delili olabileceği veya müsadereye tâbi olduğu için, bir eşya üzerinde, rızası olmamasına rağmen,zilyedin tasarruf yetkisinin kaldırılması işlemi” (Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği) olarak ifade edilen el koyma işlemi gerçekleştirilirken, bahse konu eşya güvenli bir alana alınır ve el koyma işlemi için Cumhuriyet Başsavcılığından izin talep edilir. Cumhuriyet Savcılığına ulaşılamadığı takdirde kolluk kuvvetlerinin yazılı emri ile işlem gerçekleştirilir. El koyma işlemi başladığı andan itibaren 21 saat içerisinde görevli hakim onayına sunulmak zorundadır. Bu kapsamda görevli hakim bahse konu eşya için kararını 48 saat içerisinde açıklar, açıklamadığı takdirde ise el koyma işlemi kendiliğinden kalkar. Özel güvenlik görevlilerinin aslen el koyma yetkisi bulunmamaktadır. Ancak görev başında olduğu esnada herhangi bir suç unsuru tespitinde suça el koyma yetkisi bulunmaktadır. Aynı zamanda 5188 Sayılı Kanun kapsamında özel güvenlik görevlileri, suç teşkil eden ve delil sayılan ya da tehlike arz eden eşyaları ve terk edilmiş ya da bulunmuş eşyaları emanete alma yetkisine de sahiptir.

Özel Güvenliğin Kimlik Sorma Yetkisi

Kişilerin kimlik tespiti 2559 Sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu kapsamında kolluk kuvvetlerine tanınmış bir yetkidir. Bu kapsamda polisin (polis olduğuna dair belgeyi ibraz etmesinin ardından) görevini yerine getirirken kişilere kimlik sorması durumunda, polisin işini engellemeden ve zorluk çıkarmadan kimlik belirtmek zorunludur. Ancak özel güvenlik görevlilerinin görev alanı dışında kimlik sorma yetkisi bulunmadığı için, kişilerin böyle bir durumda özel güvenlik görevlilerine kimlik ibraz etme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Özel güvenlik görevlisinin normal şartlarda kimlik sorma yetkisi bulunmasa dahi, görev alanında suç işleyen bir faili tespit etmesi durumunda tutanak tutmak için kişi bilgilerine ihtiyacı olduğundan kimlik sorma yetkisi bulunmaktadır. Aynı zamanda görev alanı içerisinde gelen ziyaretçileri ziyaretçi defterine kaydetmek de özel güvenlik şirketleri çalışanlarının yetkisi olduğundan, görevlilerin bu durumda da kimlik sorma yetkisi bulunmaktadır.

Özel Güvenlik Görevlilerinin İfade Alma Yetkisi

Failin ya da şüphelinin işlediği ya da tanık olduğu suçla ilgili ifadesinin alınması yalnızca Cumhuriyet Savcısı ve kolluk kuvvetlerinin yetkisi içerisindedir. Bu kapsamda özel güvenlik görevlilerinin ifade alma yetkisi bulunmamaktadır.

Özel Güvenlik Görevlilerinin Silah Emanete Alma Yetkisi

Ateşli silahlar, kanunen silah taşıma yetkisi bulunanlar ve yaptıkları meslekten ötürü kendisine 6136 Sayılı Kanuna göre silah taşıma ruhsatı verilenler ve emekli kamu görevlileri tarafından taşınabilmektedir.
Bu kapsamda özel güvenlik görevlilerinin taşıma ruhsatlı bir silahı emanete alma yetkisi bulunmamaktadır. Korunan alana silahla girilmesi durumunda ise özel güvenlik görevlilerinin silah hakkında tutanak tutma ve ilgili kişiye silahını koyması için kilitli bir dolap tahsis etme yetkisi vardır. Bu kapsamda özel güvenlik görevlisinin ziyaretçi silahını dahi emanete alma ve dokunma yetkisi bulunmamaktadır.

Özel Güvenliğin Soruşturma Yapma Yetkisi

Kanunlara göre Cumhuriyet Savcısı gerçeğin ortaya çıkarılması için lehte ve aleyhte delil toplamak üzere adli kolluk kuvvetlerini görevlendirme hakkına sahiptir. Bu kapsamda adli kolluk kuvvetleri görevlileri; 5271 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunu, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat Görev ve Yetkileri Kanunu, 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu ve Jandarma Teşkilatı Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinde belirtilen komutan, amir, memur ve diğer görevlilerden oluşmaktadır. Buradan da anlaşılacağı üzere özel güvenlik şirketleri çalışanlarının soruşturma yapma yetkisi bulunmamaktadır.

Özel Güvenlik Görevlisinin Delil ve Olay Yeri İnceleme Yetkisi

5188 Sayılı Kanun kapsamında özel güvenlik şirketleri çalışanlarının, özel güvenlik hizmetleri kapsamında görevlerini icra ederken suç teşkil eden bir durumun gerçekleşmesi halinde olay yerini kontrol altına alma ve delilleri koruma yetkisi bulunmaktadır. Böyle bu durumun gerçekleşmesi halinde özel güvenlik personeli olay yerinde kontrolü sağladığı anda genel kolluğa haber vermekle yükümlüdür. Genel kolluğa yetki devreden özel güvenlik görevlisinin delilleri ve olay yerini inceleme yetkisi bulunmamaktadır.

Özel Güvenliğin Parmak İzi ve Fotoğraf Alma Yetkisi

Polis Vazife ve Selahiyet Kanununda kimlerin parmak izinin alınabileceği açıkça ifade edilmiş ve bu işlemi gerçekleştirme emri genel kolluğa verilmiştir. Bu kapsamda alınan parmak izleri ve fotoğraflar gizli tutulmakta ve yetkisi olmayan kişilerle paylaşılmamaktadır. Buradan anlaşılacağı üzere özel güvenlik şirketleri çalışanlarının parmak izi alma ve fotoğraf çekme yetkisi bulunmamaktadır.

0
Paylaşım