Özel Güvenlik Şirketleri İçin Devlet Denetiminin Usul ve Esasları

Özel Güvenlik Şirketleri ve Özel Güvenlik Personelleri İçin Denetim Faaliyetleri

özel güvenlik şirketleri denetim usul ve esasları

İçişleri Bakanlığı iç güvenliğin sağlanmasından sorumlu olduğundan; İçişleri Bakanlığının temsilcisi sıfatı ile Valilikler bu idari faaliyetin asli sorumlusu olarak Özel Güvenlik Sektörünü denetlemeye yetkilidirler.
Özel Güvenlik Hizmetlerinden faydalanmak için, Özel Güvenlik Şirketleri ve Özel Güvenlik Eğitim Kurumu kurmak için önceden izin alınması gerekmektedir. Güvenlik hizmetinin özel hukuk kişilerine izin usulü ile yaptırıldığı durumlarda; İdarenin asli sorumlu olmasından dolayı geniş bir denetim ve gözetim yetkisi bulunmaktadır.

İdare Kamu düzeninin gerekli gördüğü hallerde; yapacağı denetimler ile vermiş olduğu izinleri İPTAL edebilir ve bu iptal nedeni ile kişi ve kuruluşlar “Kazanılmış Hak” iddiasında bulunamazlar.5188 sayılı Kanun ile Kanun Koyucu İdareye; Özel Güvenlik alanında faaliyet gösteren kurumları denetleme ve bu denetim sonucunda yaptırım uygulama yetkisi verilmiştir.

Özel Güvenlik uygulamasını denetlemeye yetkili makamlar; Kaymakamlık, Valilik ve İçişleri Bakanlığıdır.5188 sayılı kanunda denetim yetkisi İçişleri Bakanlığı ve Valilikler olarak düzenlenmiş olup; Kaymakamlıklardan bahis geçmemiştir. Ancak havalimanı, liman, gümrük, gar ve istasyon gibi yerler ile spor müsabakaları, sahne gösterileri vs. etkinliklerin Özel Güvenlik Şirketleri tedbirlerini denetleme ve gerekli görüldüğü durumlarda Ek önlemler aldırmaya Mülki İdari Amirler yetkili kılınmıştır.

5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile Vali ve Kaymakamlara verilen yetkilerin saklı olduğu belirtildikten sonra bu yetkilerin kullanılması durumunda Özel Güvenlik Birimi ve Özel Güvenlik Personelinin; Mülki İdare Amirinin ve Genel Kolluk Amirinin emirlerini yerine getirmek zorunda olduğu öngörülmüştür.

5188 sayılı Kanun da denetim yapmaya yetkililer ile denetlenecek kuruluşlar düzenlenmiş ancak; yapılacak denetimin mahiyeti, usul, esas ve kapsamı düzenlenmemiştir. Bu konuların içeriği Yönetmelikler ile düzenlenmiştir. Kanun Koyucu; denetimin kapsamını düzenlememekle birlikte, amacının dışında faaliyet gösteren ve suç kaynağına dönüştüğü tespit edilen şirket ve eğitim kurumlarının faaliyet izin belgelerini iptal edileceğini öngörmek sureti ile denetlenecek hususları önemli saydıklarını düzenlemiştir.

İçişleri Bakanlığı ve Valilikler; 5188 sayılı Kanun ve Kanunun Uygulama Yönetmeliği hükümlerinin yerine getirilip getirilmediğini; yasak uygulama ve davranışların bulunup bulunmadığını ve amacı dışında faaliyet gösterilip gösterilmediğini tespit etmek amacı ile; Özel Güvenlik Şirketleri, Özel Güvenlik Birimlerini ve Özel Eğitim Kurumlarını her zaman denetleyebilirler.

İçişleri Bakanlığı ve Valiliklerin denetleyecekleri konular;

  •  Faaliyet İzninin ve personelin çalışma izinlerinin geçerli olup olmadığı
  • Özel Güvenlik görevlileri için Mali Sorumluluk Sigortasının yaptırılıp yaptırılmadığı
  •  Üçüncü kişilere verilen koruma ve güvenlik hizmetlerine ilişkin sözleşmelerin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği ve bu sözleşmelerin zamanında Valiliğe bildirilip bildirilmediği
  •  Görev alanı sınırlarına uyulup uyulmadığı
  •  Silah ve teçhizatın ruhsatlı olup olmadığı ve bunların usulüne uygun korunup korunmadığı
  •  Kayıt ve defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı
  •  Eğitim Hizmetlerinin Yönetmelik hükümlerine uygun yürütülüp yürütülmediği
  •  Kanun ve Yönetmeliğin diğer hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı
  •  Amaç dışında faaliyet gösterip göstermediği

Yapılan denetimler sonucunda; Faaliyet İzni İPTAL edilen şirket ve kurumların; kurucu ve yöneticileri bir daha Özel Güvenlik Şirketleri veya Özel Güvenlik Eğitim Kurumlarında kurucu ve yönetici olamayacaklardır.

İçişleri Bakanlığı Özel Güvenlik şirketlerinin kendi personelleri ve güvenlik teçhizatları dışında güvenlik üniformalarının ticaretini yapmalarını “AMAÇ DIŞINDA FAALİYET “olarak ele almıştır. Özel Güvenlik Eğitim Kurumlarının kendi kurumlarında eğitim almış kişilere iş bulmayı vaat etmeleri kuruluş amaçlarından olmadığından; iş garantili eğitim verdiğini ilan eden, bu yolla kendisine kursiyer toplayan eğitim kurumlarının amacı dışında faaliyet gösterdiklerine hüküm verilir. Yine kişilere eğitim vermeden eğitimi tamamlamış gibi bildirimde bulunan, eğitim müfredatı kapsamı dışında eğitim veren Özel Güvenlik Eğitim Kurumları amacı dışında faaliyet göstermiş sayılırlar. Özel Güvenlik Şirketleri ile Özel Güvenlik Eğitim Kurumlarının suç kaynağına dönüştüğünün tespiti halinde; 5188 sayılı Kanun gereğince Faaliyet İzin Belgeleri İPTAL edilecektir. Ancak bunun için Güvenlik Şirketinin veya Eğitim Kurumunun hangi andan itibaren suç kaynağına dönüştüğünün tespiti gereklidir.

5188 sayılı Kanunun 19.Maddesinde öngörülen adli suçlardan; “Çalışma İzni Verilmeyen Kişilerin İstihdamı”, “Mali Mesuliyet Sorumluluk Sigortası Yaptırmadan Özel Güvenlik Görevlisi İstihdamı” suçlarının süreklilik arz edecek şekilde işlenmesi halinin “Suç Kaynağına Dönüşme” olarak yorumlanması mümkün olup; Faaliyet İzin Belgelerinin İptali yapılabilir.

Özel Güvenlilerinin yükümlülüklerine uygun davranıp davranmadıkları da denetlenmekte olup; uygun davranmayan Özel Güvenlik Görevlilerinin çalışma izinleri iptal edilmektedir.

Özel Güvenlik görevlilerinin yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri dışında denetlenecek diğer bir husus da yetki sınırlarına uyup uymadıklarıdır. Özel Güvenlik görevlileri kendilerine verilen yetkileri ancak “GÖREV ALANINDA” kullanabilirler. Özel Güvenlik görevlilerinin görev alanı içinde yetkilerini kullanmaları “ÖZEL GÜVENLİK KİMLİK KARTI” takma şartına bağlı olup; görev alanı ve görev süresi içerisinde Özel Güvenlik Kimlik Kartı takma zorunlulukları vardır. Aksi durumda 5188 sayılı Kanunun 7.Maddesi gereğince yetkilerini kullanamazlar.

Görev Alanı; Özel Güvenlik Şirketleri Görevlilerinin yetkilerinin yer yönünden sınırını oluşturmaktadır. İçişleri ve Valilikler tarafından yapılacak olan denetimlerde denetlenecek hususlardan bir tanesi görev alanına uyulup uyulmadığıdır. Yetkileri görev alanı ile sınırlı olmakla birlikte; Yakalama Emri veya Mahkûmiyet Kararı bulunan kişileri yakalama ve arama yetkisini düzenleyen (d) bendi ile tabii afet hallerinde imdat istenmesi halinde işyeri ve konutlara girme yetkisi düzenleyen (e) bendinde görev alanı ifadesine özel olarak yer verilmiştir.

2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununda; Polisin görevli olduğu mülki sınırlar içerisinde, hizmet branşına, hizmet yerine ve olay anında görevli olup olmadığına bakılmaksızın söz konusu yetkilere sahip olduğu yazmaktadır. Özel Güvenlik Görevlileri ise bir suçla karşılaştığında suça el koymak, suçun devamını önlemek, sanığı tespit ve yakalama ile olay yerini ve suç delillerini muhafaza ve yetkili genel kolluğa teslim etmekle görevli ve yetkilidir. Özel Güvenlik görevlileri genel kolluğun olaya el koymasından itibaren araştırma ve delil toplama faaliyetine Genel Kolluğun talebi halinde yardımcı olurlar.

Özel Güvenlik görevlileri silahlarını görev alanı dışına çıkaramazlar. Bu yükümlülüğe aykırı hareket etmesi İdari Para Cezasını gerektirmektedir. Aynı zamanda bu yükümlülüğe uymayan yani silahını alanı dışında kullanan Özel Güvenlik Görevlisinin çalışma izni bir daha özel güvenlik şirketleri görevlisi olmamak üzere iptal edilecek ve hakkında para cezası uygulanacaktır.

İşlenmiş bir suçun sanığı veya suç işleyeceğinden kuvvetle şüphe edilen kişinin takibi, dışarıdan yapılan saldırılara karşı tedbir alınması, para ve değerli eşya nakli, kişi koruma ve cenaze töreni gibi güzergâh ifade eden durumlarda güzergâh boyu görev alanı kabul edilir. Takip gerektiren ya da hareket halinde sunulan koruma ve güvenlik hizmetleri için görev alanı; Güzergâh Boyu olarak belirlenmiştir.

Görev Alanı belirleme yetkisine sahip olan Özel Güvenlik Komisyonu zorunlu hallerde görev alanını genişletme yetkisine sahiptir. Güvenlik Komisyonu somut duruma göre görev alanını genişletebilir.

Özel Güvenlik çalışma izni alanlar bu izni almakla 5188 sayılı Kanunda düzenlenen yetkilerini kullanamazlar. Bu yetkileri kullanabilmeleri için öncelikle göreve başlamaları gereklidir. Yani kamu tüzelkişisi ya da özel hukuk kuruluşlarından biri tarafından istihdam edilmeleri gerekmektedir. İstihdam edilen özel güvenlik görevlileri kendilerine verilen yetkileri ancak görevli oldukları zamanlarda kullanabilirler. İzinli oldukları ya da görevli olmadıkları zamanlarda yetki kullanmazlar.

Kanun koyucu; özel güvenliği kamu güvenliğinin tamamlayıcısı olarak ele almıştır. Dolayısı ile özel güvenlik görevlilerine verilen yetkilerin amacı; üstlendikleri yer ve kişilerin koruma ve güvenliklerinin sağlanmasıdır. Görev alanında güvenliği sağlamak amacı taşıyan yetkilerin; bu amaç dışında başka amaçlar için kullanılması mümkün değildir. Örnek olarak; görev aldıkları firmanın alacak tahsili yada siyasi bir oluşumun silahlı gücü şeklinde çalışamazlar.
Silahlı Özel Güvenlik personeli istihdam etmek sureti ile özel güvenlik hizmetinden yararlanacak olan gerçek kişiler 5188 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilir ve bu kişilerin özel güvenlik hizmetinden faydalanmaları için özel güvenlik izin belgesi almaları zorunludur.

Özel Güvenlik Birimi kurmak yerine Özel Güvenlik Şirketleri tarafından hizmet satın almak sureti ile özel güvenlik hizmetinden faydalanan kurum ve kuruluşlar denetime tabi olduklarını kabul ederler. Zira kurum ve kuruluşlarında özel güvenlik hizmetinden faydalanabilmek için özel güvenlik izni almaları gerekmektedir.

Denetlenecek hususlar arasında yer alan , özel güvenlik izninin olup olmadığı ; hizmet satın aldığı şirket ile uygun sözleşme yapıp yapmadığı , ateşli silah mevcut ise demirbaşa kaydının yapılıp yapılmadığı ve silaha ait ruhsatın alınıp alınmadığı , yine aynı silaha ait devir teslimlerin düzenli olarak deftere işlenip işlenmediği , görev dışında usulüne uygun olarak silahın muhafaza edilip edilmediği , silahın gerekli bakımlarının yapılıp yapılmadığı konuları güvenlik hizmetinden yararlanan gerçek kişi , kurum ve kuruluşları ilgilendirmektedir.

Özel Güvenlik Şirketleri ise ; şirketin hizmet vermeye başlamasından en geç 1 haftaya önce gerekli bildirimde bulunup bulunmadığı , şirketin çalışanların çalışma izinlerinin bir örneğini hizmet sunduğu yere verip vermediği , mali sorumluluk sigortası yaptırıp yaptırmadığı , istihdam edilen ve işten çıkartılan personellerin gerekli bildirimlerinin yapılıp yapılmadığı , kıyafet ve teçhizat ile ilgili gerekli onayların alınıp alınmadığı , koruma ve güvenlik planının yapılıp 30 gün içerisinde valiliğe bildirilip bildirilmediği , özel güvenlik görevlisinin iş sözleşmesinin dosyasında olup olmadığı denetimlerde kontrol edilmektedir.

Bunların dışında Özel Güvenlik Şirketlerinde; şirketin faaliyet izin belgesinin olup olmadığı, şirket faaliyet alanının koruma ve güvenlik ile sınırlı olup olmadığı, şirketin faaliyet izin belgesinde belirtilen adreste faaliyet gösterip göstermediği, faaliyet izin belgesinde ismi geçen yöneticilerin görev yapıp yapmadığı, şirket devri ve şirket şubeleri konusunda ilgili makamlara bildirimde bulunup bulunmadığı kontrol edilmektedir.

Asli sorumlu sıfatı ile İçişleri Bakanlığı ile ildeki temsilci niteliğindeki Valilikler; Özel Güvenlik kapsamındaki kişi ve kuruluşları yılda en az bir kere ve gerek duyuldukça her zaman denetleyecektir.

Denetim sonucunda tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için ilgili kişi ve kuruluşlara makul bir süre verilmesi kanunda öngörülmüş ancak belirli bir süre belirtilmemiştir.5188 sayılı kanunun uygulama yönetmeliğinde verilecek olan sürenin 7 günden az olamayacağı düzenlenmiştir. Denetim sonucunda düzenlenen raporun bir sureti denetlenen birimin dosyasında muhafaza edilecek, diğer bir sureti valiliğe; ilgisine göre de bir sureti Bakanlığa sunulacaktır. İdari para cezası gerektiren durumlar içinde yine 7 günden az olmamak üzere ilgili kişi ve kuruluşlara savunma süresi verileceği hüküm altına alınmıştır.

Yapılan denetim sonucunda; suç tespit edilirse 5188 sayılı Kanunun 19. Maddesi gereğince ceza; konusu suç teşkil etmemekle birlikte idari para cezası gerektiriyorsa 20. Maddedeki cezalar uygulanacaktır.

5188 sayılı Kanunun 19.Maddesindeki suç ve cezalar aşağıdaki gibidir;

  •  Kanunun 3.Madesinde belirtilen özel güvenlik izni almadan; özel güvenlik görevlisi istihdam eden kişiler veya kuruluşların yöneticileri 3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
  •  Kanunun 5.Maddesinde belirtilen faaliyet iznini almadan özel güvenlik şirketleri faaliyetinde bulunan şirketlerin kurucu ve yöneticilerine 3 aydan 1 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu şekilde ceza alan kişiler özel güvenlik şirketlerinde veya eğitim kurumlarında kurucu ve yönetici olamazlar.
  •  Çalışma izni verilmeyen kişileri ; özel güvenlik görevlisi olarak istihdam eden kişi ; kurum , kuruluş veya şirketlerin yetkilileri 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu kişilerin silahlı olarak çalıştırılmış olması halinde verilecek olan ceza bir kat artırılır. Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hüküm olunur.
  •  Mali sorumluluk sigortası yaptırmadan özel güvenlik görevlisi istihdam eden kişi, kurum ve kuruluşların yöneticilerine her kişi için 150 gün Adli Para cezası verilir.
  •  Faaliyet izni almadan özel güvenlik hizmeti veya eğitimi veren, ilan eden veya reklam yapan kişi, kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticileri 6 aya kadar hapis ve 50 günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.

Yukarıda belirtilen eksiklik ve aksaklıkların tespit edilmesi halinde idari makamların öngörülen adli cezaların verilebilmesi için yetkili Cumhuriyet Savcısına başvurmaları gereklidir. Bu aşamadan sonra ceza muhakemesi hukuku kurallarını uygulamak sureti ile adli cezalar hakkında karar verilecektir.

5188 sayılı Kanunun 20.Maddesindeki suç ve cezalar aşağıdaki gibidir;

  •  17.Maddede belirtilen grev yasağına uymayan, ateşli silahını bu kanuna aykırı veya görev alanı dışında kullanan veya özel güvenlik kimlik kartını başkasına kullandıran özel güvenlik görevlisine 1.000 ₺ İdari Para cezası verilir. Bu kişilerin çalışma izinleri Valilikçe iptal edilir. Bu kişiler bir daha özel güvenlik görevlisi olamazlar.
  •  Diğer kişi, kurum ve kuruluşlara sağlanacak özel güvenlik hizmetini 5. Maddede belirtilen süre içerisinde ilgili Valiliğe bildirmeyen özel güvenlik şirketleri her bildiri için 1.000 ₺ İdari Para cezası verilir.
  •  6.Madde uyarınca mülki idare amirleri tarafınca istenilen ilave tedbirleri almayan kişi, kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticilerine 2.000 ₺ İdari Para cezası verilir.
  •  22.Madde gereğince tespit edilip giderilmesi istenilen eksiklikleri gidermeyen kişi, kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticilerine 2.000 ₺ İdari Para cezası verilir.
  •  Özel Güvenlik görevlisini koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştıran kişi, kurum ve kuruluşlara her eylemleri için 1.000 ₺ İdari Para cezası verilir.
  •  11.Maddenin 2. Fıkrasında göreve başlayan özel güvenlik görevlisinin 15 gün içerisinde valiliğe bildirimi ile 12. Maddenin 3. Fıkrasında belirtilen işten ayrılan özel güvenlik görevlisinin 15 gün içerisinde valiliğe bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverenlere 1.000 ₺ İdari Para cezası verilir.

Söz konusu düzenlemeye göre İdari Para cezaları mahalli mülki amir tarafından verilecektir. İlgili kişi ve kuruluşlara en az 7 gün süre verilerek savunması istenecek, savunması yeterli görülmeyenlere ilçelerde kaymakamın, illerde valinin onayı ile İdari Para cezası verilecektir. İdari para cezaları o yerin valilik veya kaymakamlığının bildirimi üzerine 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığınca tahsil edilecektir.

Özel güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi sırasında güvenlik görevlilerinin uğradıkları zararların tanzimi için 5188 sayılı Kanunun 15. Maddesinde; özel güvenlik görevlileri görevlerini yerine getirirken yaralanmaları ya da sakatlanmaları halinde kendilerine, yaşamlarını kaybetmeleri halinde kanuni mirasçılarına tazminat ödenmesi gerekmektedir. Ödenecek tazminat miktarında iş sözleşmesi dikkate alınır. Ancak açılacak olan davada mahkemelerce Borçlar Kanunu’nda öngörülen genel hükümlere göre daha yüksek miktarda tazminat ödenmesine hükmedilebilir. Bu durumda mahkemece hükmedilen tazminattan daha önce iş sözleşmesine dayanılarak ödenen tutarlar mahsup edilir. Özel güvenlik şirketleri görevlilerine uğradıkları zararların karşılanması amacı ile öngörülen bu tazminat 4857 sayılı İş Kanunu’nda yer alan tazminatlardan farklıdır.5188 sayılı Kanunda yazılı görevleri yerine getirirken yaralanan, sakatlanan veya ölen özel güvenlik görevlilerine veya mirasçılarına iş sözleşmesi veya 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerinde belirtilen tazminat miktarlarından hangisi yüksek ise o miktar ödenir.

5188 sayılı Kanun ile kamu güvenliğinin tamamlayıcısı özel güvenlik görevlileri Kolluk Görevlileri gibi ele alınmaktadır. Zira özel güvenlik görevlileri de kolluk görevlileri gibi tehlikeli bir faaliyeti yerine getirmektedir. Bu tehlikeli faaliyet nedeni ile maruz kaldıkları mesleki risk bu şekilde tazmin edilmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan özel güvenlik görevlilerine veya mirasçılarına 2330 sayılı Kanuna göre tazminat ödenmesi bunların kolluk görevlileri gibi kamu görevlisi sayılacağı anlamına gelmemektedir. İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesinde öngörülen tazminat miktarının daha düşük olması halinde bu Kanuna göre tazminat ödenecektir.

Özel güvenlik şirketleri güvenlik görevlileri için mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır. Bu sigorta üzerinden üçüncü kişilerin uğradıkları zararlar karşılanacaktır. Mali sorumluluk sigortası yaptırmadan özel güvenlik görevlisi istihdam eden kurum , kuruluş veya şirketlerin yöneticilerinin istihdam ettiği her kişi için 150 gün Adli Para cezası ile cezalandırılacağı öngörülmüştür.

0
Paylaşım